12.5.09

Ebubekir Ağa Çeşmesi



Eyüp Silahtarağa Caddesi üzerindedir. Kapıcıbaşı Ebubekir Ağa tarafından 1792 yılında yaptırılmıştır. Sümbülzade Vehbi tarafından yazılan kitabe şöyledir.
Hazret-i Sadr-ı Rûmun mefhari Ebûbekir Ağa
Kim odur hayratına sa’yiyle muhalled-i ittisaf
Hazret-i Hâlid civarında bu dil-cû çeşmeyi
Hakk-ı velîdeyapdı sıdk-ı niyyet ile bî-hilâf
Ma-ı safist o rütbe can-fezâdır kim anın
İçse Hızr âb-ı hayat olduğun eyler i’tiraf
Nûş idüb zemzem gibi bânisine kılsun dûa
Teşnegân-ı rahmet ol dergâhı itdikçe tavaf
Âb-ı cevherle yazıldı Vehbiyâ tarihi de
Eyledi Ebubekir Ağa hakka ki icra ma-ı saf

1995 yılında Eyüp belediyesi tarafından onarılan çeşmenin günümüzde tekrar bakıma ihtiyacı var.
Ebubekir Ağa Çeşmesini harita üzerinde görmek için tıklayınız.

Abbas Halim Paşa Köşkleri

İstanbul Adalar ilçesi, Heybeliada’da Abbas Halim Paşa Mahallesi’nde bulunan bu köşkleri Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın torunu, Prens Abbas Halim Paşa (1866–1935) 1897–1899 yıllarında yaptırmıştır.
Paşaya ait olan yaklaşık 3 dönümlük arazi üzerinde üç ayrı köşk bulunmaktadır. Bu köşklerin planları Hovsep Aznavur tarafından çizilmiştir. Köşkler birbirlerinden farklı üsluplardadır. Bunlar Harem Köşkü, Selamlık Köşkü ve Bendegân Köşkü’dür.
Bu köşklerden Harem Köşkü Yeni İskele Yolu ile Abbas Paşa Sokağı’nın birleştiği yerde geniş bir bahçe içerisindedir. Abbas Halim Paşa’nın ölümünden sonra köşk Prenses Zeynep Hanım’a geçmiş, 1945 yılında yıkılmıştır.
Bu köşkün cephe tasarımı, mimari ayrıntıları ve süslemeleri Mimar Aznavur tarafından yapılmış ve eski Mısır mimarisinden esinlenilmiştir. Köşk kâgir bir bodrum üzerinde iki kat ve bir de çatı katından meydana gelmiştir. Kuzeybatıda denize bakan giriş cephesi ile yan cephelerdeki dışa taşkın bölümler eski Mısır mimarisi ile yakınlık gösterdiği gibi mabet cephelerinde kullanılmış pilonlara da burada yer verilmiştir. Aşağıdan yukarıya doğru daralan kesik piramitlere benzeyen bu pilonlar kabartma ve şeritlerle bezenmiş ve bütünü silmeler içerisine alınmıştır. Pilonların üzerinde hiyerogliflerle bezeli lotus biçiminde başlıklar bulunmaktadır. Bunlar aynı zamanda üzerindeki balkonu da taşımaktadır.
Girişten bir sahanlığa, oradan da köşkün holüne girilmektedir. İç mekân tasarımında Osmanlı sivil mimarisinin ana hatlarının ağırlık kazandığı görülmektedir. Zemin katta bulunan sofa yapıyı boydan boya kat etmekte, çevresine de salon ve odalar yerleştirilmiştir. Üst katın da bunun bir benzeri olduğu sanılmaktadır.
Abbas Halim Paşa Köşklerinden Selamlık Köşkü, Refah Şehitleri Caddesi ile Fettah Sokağı’nın köşesinde bulunmaktadır. Selamlık olarak düzenlenen, meyilli bir arsada yer alan ahşap köşk iki katlıdır. Refah Şehitleri Caddesi’nden içerisine girilen köşkün arazi konumu ile meydana getirilmiş bir bodrumu bulunmaktadır. Zemin kat bahçe yönüne doğru ahşap dikmelere oturmaktadır. Üst kat ise zemine göre biraz daha geriye çekilmiştir. Ana girişten camekânlı bir taşlığa, oradan da yapıyı boydan boya kat eden bir sofaya geçilmektedir. Büyük kemerli pencerelerle aydınlatılan, arka bahçeye yönelik sofanın iki yanına küçüklü büyüklü odalar sıralanmıştır. Osmanlı ampir izlerinin ağırlık gösterdiği bu köşk, 19. yüzyılda Boğaz’da yapılan yalılarla benzerlik göstermektedir.
Bu köşklerden Bendegân Köşkü Fettah Sokağı ile Yeni İskele Yolu’nun kavşağında bulunmaktadır. Burada Abbas Halim Paşa’nın oldukça kalabalık olan maiyeti yaşamıştır. Günümüze gelebilen bu yapı üç katlı ve ahşap olup, 2. Meşrutiyet döneminde bir süre Sebilürreşad Rüştiyesi olarak kullanılmış, Paşa’nın ölümünden sonra da Prenses Nimet Hanım’a geçmiş 1938 yılında da satılmıştır.

Harita üzerinde görmek için tıklayınız.

Çakır Ağa Camii



Edirnekapı'dadır. Caminin kitabesinde şunlar yazmakta...
"Çakırcıbaşı Mescidi" olarak da anılan Cami, Fatih Sultan Mehmed'in Sekbanbaşılarından ve Ni'me'l-ceyşten Çakır Ağa tarafından 15. yüzyılda yaptırılmıştır. 1768 tarihli bir belgede tamiriyle alakalı bilgiler vardır. 1950 yıllarında camiden hiçbir eser kalmemişken 1987'de cemaat tarafından yeniden yapılmıştır. Kaynaklarda Çakır Ağa'nın mektebi ve mahallesinin olduğu ve kabrinin de caminin mihrabı önünde bulunduğu bildirilmektedir.
Çakırağa Camisini harita üzerinde görmek için tıklayın.

Çavuşoğlu Köşkü

İstanbul Adalar ilçesi, Büyükada’da Çankaya (Nizam) Caddesi üzerinde bulunan bu köşk 20. yüzyılın başlarında Kaptan Haralambos Çavuşoğlu tarafından yaptırılmıştır.
Geniş bir bahçe içerisinde bulunan bu köşk, yaptıranın 1922’de Türkiye’yi terk etmesi üzerine Milli Emlak’e geçmiş satış yolu ile de çeşitli şahıslar arasında el değiştirmiştir. Köşk üç katlı kâgir bir yapıdır. Zemin katına çift kollu döküm parmaklıklı merdivenle çıkılmaktadır. Buradan ulaşılan giriş sahanlığı ile bahçe arasında bulunan kot farkından ötürü yüzeyler 19. yüzyıl Avrupa mimarisinde etkili olan yapay kayalıklarla kaplanmıştır. Köşkün cephe tasarımında ampir üslubu açıkça görülmektedir. Kat araları silmelerle üçüz yivlerle bezenmiştir. Ana girişin bulunduğu kuzey cephesinin ortasında her iki katta da geriye çekilmiş sütunların taşıdığı birer balkon bulunmaktadır. Bu sütunlardan alt kattakiler dor, üst kattakiler de ion nizamındadır. Üst kat balkonu akroterli bir alınlıkla tamamlanmıştır. Giriş cephesinde ve balkonların arkasında sofalar bulunmaktadır. Bunlardan zemin katta salonlar, üst katta ise yatak odaları bulunmaktadır. Bodrum katı tümü ile servis birimlerine ayrılmıştır.

Çandarlızade Atik İbrahim Paşa Camii



Mercandadır. Caminin kitabesinde şunlar yazmaktadır;

"Çandarlı Ailesi, Orhan Gazi devrinden başlayarak 2. Selim'in tahta çıkışının ilk yıllarına kadar bir çok ilmiye ricali ve devlet adamı yetiştiren bir sülaledir. Kara Halil efendi, ilk Osmanlı sultanı Osman Gazi'nin kayın pederi şeyh Edebali'nin bacanağı olup Osmanlı Devletinin kuruluşunda önemli rol oynayan Ahi teşkilatına mensuptu. Kara Halil Paşanın torun olan Atik ibrahim paşa, Maktul Halil Paşanın küçük oğlu olup 833(1429) Yılında Edirne'de doğmuştur. Kaynaklarda ismine ilk defa Edirne kadısı olarak rastlanır.Daha sonra Anadolu (1483) ve Rumeli (1485) Kazaskerliklerinde bulunmuştur. 1498'de veziri Azam olup 2. Beyazıt'la birlikte İnebahtı Kalesinin kuşatılmasında Ağustos 1499'da şehit olmuş olup, naşı orada medfundur. Atik İbrahim Paşa hayırsever olup Edirne, İstanbul,Bursa,Kastamonu ve İznik'te çeşitli hayır eserleri inşa etmiştir.Nisan 1494 tarihli vakviyesiyle kayıtlı olan camimiz, Atik İbrahim Paşa tarafından yapılmıştır. Cami taç kapı üzerinde bulunan orijinal kitabede belirtildiğine göre "Hayr-i Celil" (H 833) Miladi 1478 yılında yaptırılmıştır. Cami çatılıdır ve yapımında kesme taş kullanılmıştır. Duvar kalınlığı 145-150 cm iç ölçüleri ise 15.60 x 18.60 metre yüksekliğinde 9 metredir. Caminin çatısı direksiz olarak yapılmış olup, duvarlara yüklenmiştir. Sekiz yuvarlak mermer sütun üzerine oturan Esir son cemaatyeri bulunan Camii 33 pencereden ışık almaktadır. Son cemaatin tavanı dört kolon tarafından taşınmaktadır.
Tek şerefeli minaresinin kaidesi onbirkenarlıdır ve gövdede gayet dik baklavalarla geçilmektedir. Gövde
de kaideye yakın kalınlıktadır ve şerefesi orijinaldir. Zamanla harap olan Cami 1965 yılında hayırsever
halk tarafından tamir edilerek yeniden ibadete açılmıştır. Caminin Külliyesinde bir medresesi (Sağır
Hanın bitişiğinde) Şadırvanı ve birde Uzun çarşı caddesi üzerinde Sıbyan Mektebi (İlkokul) olduğu
kayıtlıdır mimarı bilinmemektedir.

Çandarlızade Atik İbrahim Paşa Camisini harita üzerinde görmek için tıklayın.