cami etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cami etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2.1.09

Uşşaki Camii



Nazır Mehmet Halil Efendi tarafından 1879 tarihinde Uşşaki dergahı olarak yaptırılmıştır. Tekkenin kapatılması ile başka amaçlarla kullanılan eser 1951-52 yıllarında halkın yardımıyla tamir edilmiş ve ibadete açılmıştır. Çevre duvarına gömülü kitabeli çeşme, tekkeden daha eskidir. 1562 yılında yaptırılmış olan bu çeşmenin kitabesi Ahmet Karahisari'ye aittir.

Uşşaki Camii'nin harita üzerinde görmek için tıklayınız.

Timurtaş Camii



Tahtakalede Tahtakale Hamamı'nın arkasındadır. Fatih dönemi esnaf loncası tarafından yapılan cami günümüzde orjinalliğini yitirerek ulaşabilmiş.

Timurtaş Camii'ni harita üzerinde görmek için tıklayınız.

Yusuf Şucaaddin Camii



Fatih İlçesi’nde, Balat’ta, Karabaş Mahallesi’nde, Vapur İskelesi Sokağı’nda bulunmaktadır. “Yusuf Şücaüddin Ambarî Camii” ya da “İskele Camii” adları ile de anılır.



Yapı Fatih dönemi alimlerinden olan Yusuf Şücaüddin Ambarî tarafından inşa ettirilmiştir. Caminin giriş kapısı üzerinde bulunan kitabesinden anlaşıldığına göre 1766 ve 1892’de tamir görmüştür. Son olarak 1987’de Haliç’in etrafı açılırken iki yol arasında kalmış ve önemli tamirler görmüştür. Minaresi de batı cephesinden alınarak kuzey cepheye yerleştirilmiştir.Yapının kapısının bitişiğinde yer alan çeşme, 2.Mahmud’un çuhadarcıbaşısı olan Bekir Efendi’nin validesi Hafize Hanım tarafından 1828’de yaptırılmıştır.

Yusuf Şucaaddin Camini harita üzerinde görmek için tıklayınız.

20.12.08

Şehzade Camii



Şehzade Camii, Sinan'ın ilk anıtsal yapısıdır. Kanuni Süleyman'ın genç yaşta ölen oğlu Mehmet için yaptırıldığı söylenir. Sonuçta böyle olduğu belli, ama

Rüstem Paşa Camii



Halil Efendi Mescidi'nin yerine 1561 yılında Rüstem Paşa tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. Adım Adım İstanbul kitabında Rüstem Paşa Camisi hakkında şöyle yazar.

1.12.08

Kadı Hüsameddin Çamaşırcı Hacı Mustafa Efendi 18 Sekbanlar Camii



İstanbul'un ismi en uzun camisi; "Kadı Hüsameddin Çamaşırcı Hacı Mustafa Efendi 18 Sekbanlar Camii" Saraçhane Belediye sarayının yanındadır. Kanuni Sultan Süleyman dönemi İstanbul Kadısı "Kadı Hüsamettin Çelebi" camiyi ilk yaptıran kişidir. Saraçhane ile ilgili daha önce bahsetmiştim bu bölgede yeniçeri odaları mevcuttu. Yeniçerilerin savaşta önde giden birliklerine "Sekban" ismi verilir. Bahsi geçen bu bölgedeki odalar Yeniçerilerin Sekban sınıfına aitti. Kadı bu camiyi yaptırdığında fetih döneminde şehit olan 18 sekbanın mezarını hazireye kattı. Cami böylece 18 sekbanlar olarak anılmaya başladı. 1755 yılında çıkan yangında hasar gören cami "Çamaşırcı Hacı Mustafa Efendi tarafından tekrar yapıldı. Bu sayılan isimlerin hepsi cami ile beraber anıldığında gayet uzun isim ortaya çıktı; "Kadı Hüsameddin Çamaşırcı Hacı Mustafa Efendi 18 Sekbanlar Camii" 19. yüzyılda cami Altunizade İsmail Efendi tarafından tekrar onartıldı. Neyseki ismi camiye ilave edilmedi.
Harita üzerinde caminin yerini görmek için tıklayın.

Hidayet Camii



1813'de 2.Mahmud döneminde yapılan ahşap caminin yerine Sultan Abdülhamit tarafından 1887'de yaptırılmıştır. İşgal döneminde cami kapalı kalmış. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde deri deposu olarak kullanılmıştır. 1983 yılında tamir görmüştür. Mimarı Alexandre Vallaury'dir.
Harita üzerinde görmek için tıklayın.

Cezeri Kasım Paşa Camii



Cağaloğlundadır.İlk olarak Cezeri Kasım Paşa(Döneminde Koca Kasım Safi Çelebi Paşa adıyla tanınırdı tarafından 1515 yılında yaptırılmıştır. Cezeri mahlası (Lakabı), Cizreli'nin Arapça teleffuzundan gelmektedir. (Aynı isimle yine aynı kişi tarafından yaptırılan Eyüp'te başka bir cami daha vardır.) Cami Sultan Abdülaziz tarafından 1868 yılında kagir olarak tekrar yapıldı. Cağaloğlu meydan düzenlemesi sırasında yıkılarak günümüzdeki haliyle tekrar inşaa edildi.
Harita üzerinde görebilmek için tıklayınız.

Bezzazi Cedid Camii



Mercan'dadır. Enderunda "Sır Katibi" olarak çalışan Bezzazi (Kumaş taciri) Cedid Ali Paşa tarafından 16. yüzyılda yaptırılmıştır. Bir dönem işyeri olarak kullanılan (1922-1965) cami esnafın gayretiyle tamir edilerek günümüze ulaşmıştır.
Harita üzerinde görmek için tıklayın.

30.11.08

Muhsine Hatun Mescidi





Eminönü İlçesi’nde Kumkapı’da, Muhsine Hatun Mahallesi’nde, İbrahim Paşa Yokuşu ile Çifte Gelinler Caddesi’nin kavşağında yer almaktadır.


Sadrazam Makbul (Maktul) İbrahim Paşa’nın hanımı Muhsine Hatun tarafından 1532’de Mimar Koca Sinan’a inşa ettirilmiştir.

Hoca Mehmet Raif Ağa Camii (İclaliye Mescidi)



Hüsrev Gerede Caddesi üzerindedir. Hoca Mehmet Raif Ağa tarafından 1876 tarihinde yaptırılmıştır. İclaliye Mescidi ismiyle de anılır. Caminin altında cami ile aynı zamanda yapılmış bir çeşme bulunmaktadır ve üzerindeki kitabe şöyledir;

10.11.08

Arakiyeci İbrahim Ağa Camii



Arakiyeci İbrahim Ağa Tarafından 1591 yılında yaptırılmıştır. Takkeci Camii olarak bilinir. Bu cami hakkında ayrıntılı bilgi Mustafa Cambaz tarafından verilmiş. Mustafa Cambaz'ın web sitesine ulaşmak için tıklayınız.
Harita üzerinde görebilmek için tıklayınız.

Arpacıbaşı Hayrettin Camii




İstanbul’un fethinde ordunun arpasını temin eden Hayrettin Ağa tarafından yaptırılmıştır(Türbeside yapının yan tarafındadır). Yani fetih dönemi camilerindendir. Vakıf kayıtlarında Mimar Sinan tarafından onarıldığı yazmaktadır. Fakat günümüzdeki hali o onarımdan da geriye birşey kalmadığının ıspatıdır.
Harita üzerinde görmek için tıklayın.

Arpacılar Camii (Şeyh Geylani Mescidi)



Sirkecidedir. Fetih dönemi camilerindendir. Banisi Mehmet Geylani'dir. Cami girişindeki günümüz kitabesinde şunlar yazar;

Hoca Mehmet Raif Ağa Camii (İclaliye Mescidi)



Hüsrev Gerede Caddesi üzerindedir. Hoca Mehmet Raif Ağa tarafından 1876 tarihinde yaptırılmıştır. İclaliye Mescidi ismiyle de anılır. Caminin altında cami ile aynı zamanda yapılmış bir çeşme bulunmaktadır ve üzerindeki kitabe şöyledir;
"Hazret-i Abdülaziz Han Hakaan-ı İskender-tüvan
Adl-ü dâdı dem-be-dem olmuştur âlemde nişan
Sâye-i lütfunda bir cami binasını eyleyüp
Şeb- çırağan-ı kanadil ile her sû ol mekân
Dâderile vâlideyni ruhları handan ola
Gel bu hayrat icre icra it salâtı külli an
Seng-i mermerde kazıldı târih-i âb-ı hayat
Teşnegâna vardı suyunca akub buldu mekân
Hem dahi sıbyan içün mekteb dahi oldu nasîb
Defter-i a’mâline rahmet yazılsun her zeman
Mescid-i iclâliyye târihini söyler Nazif
Ol Mehemeded Raif’i me’cürun it Mevlâ heman”
Harita üzerinde görmek için tıklayınız.

1.11.08

Kaptan İbrahim Ağa Camii





Beşiktaş Sinanpaşa Köprüsü sokaktadır. 1622 yılında Kaptan İbrahim Paşa tarafından yaptırılmıştır.Halk arasında "Sormagir odaları mescidi" olarak bilinir. 2. Abdülhamit döneminde esaslı bir tamir görmüştür.

Harita üzerinde görmek için tıklayın.

23.10.08

Şepsefa Hatun Camii











Unkapanı'ndadır. Banisi Fatma Şebsefa Kadın, 1. Abdülhamit'in eşlerinden biridir. Cami, yapıldığı zamanın (1787) özelliklerine uygun olarak, barok üsluptadır. Yüksekçe olduğu için merdivenli ve beşik tonozlu bir son cemaat yerinden girilir. Taş ve tuğladan yapılmadır. Bahçesindeki okul şimdi imamın konutu olarak kullanılıyor. Harita üzerinde eseri görmek için tıklayınız.

Hoca Paşa Camii(Hoca Üveys Mescidi)




Sirkeci Tren Garı'nın güneyinde yer alır. Cami kitabesinde cami ile banisi ile ilgili şu bilgiler yazmaktadır.


"Hocapaşa Camii'nin asıl adı hoca üveys mescididir. Bu caminin banisi eski Osmanlı kayıtlarında, Üveys Hocapaşa künyesi ile anılan bu zat'ı muhterem Aydın ili, Güzelhisar nahiyesinden Kadı Mehmet Efendi'nin oğludur. Çeşitli devlet kademelerindeki görevlerinden sonra 3.Sultan Murad zamınında başdefterdar ve sıra ile Budin Beylerbeyliği. 1586 yılında Mısır Beylerbeyliği yapmış olup Mısır hazinesinin gelirlerini çok arttırıcı hizmetlirinden dolayı 1690 yılında Vezirlik payesi ile taltif edilmiş ve o yıl Mısır'da karafa da denilen yerde vefat etmiş kendi adıyla Mısır'da yaptırmış olduğu ikinci camiinin avlusunda defnedilmiştir.


Üveys Hocapaşa tahminen Hocapaşa Camiini 1660-1680 yılları arasında Sirkeci Ebusuud Caddesi altındaki sokak içerisinde inşaa ettirmiştir.


Hocapaşa Camii içten içe 18.66 mt. genişlikte 16.40 mt. derinlikte 1600 kişi kapasitesinde orta büyüklükte bir mescid olup, 2.00 mt. eninde yüksek pencereleri olan içerisine bol ışık alan semtimizin güzel bir camidir. Bu camiinin 18. yüzyılda yenilendiği dış kapısı üzerindeki 1808-1869 tarihlerinden anlaşılmaktadır. 1864 yılında camiye gayet lüks bir mihrab yapılmıştır. caminin giriş kapısı sağında ayna taşı rokoko tarzında bir çeşme ve üzerinde yedi beyitlik bir kitabe mevcuttur. İlk çeşme Fatih devri yapısı olduğu ve sonradan harap olunca Sultan Mahmud Han'ın dördüncü hanımı tarafından yenilendiği bildirilir."


Caminin harita üzerindeki yerini görmek için tıklayınız.

21.10.08

Kayıp Karaköy Camii





Eskiden Karaköy meydanında olup şu an yerinde olmayan 2. Abdülhamit dönemi saray Mimarı Raimondo D'Aronco tarafından yapılmış ahşap bir cami bulunuyordu. Yol yapımı nedeniyle (1959) cami sökülerek (her parçası numaralandırılmış) gemiye yüklenerek Kınalıada'ya tekrar kurulması planlanmış. Fakat yapı taşınırken gemi yan yatmış parçaların bir çoğu suya gömülmüş. Camiden kalan iki parça mermerin. birisi, bütün ihtişamıyla Kınalıada Camisi'nin avlusunda yatıyor. Diğeri ise aynı caminin duvarının yapımında kullanılmış. Karaköy Camii'nin abanoz ağacından oyma, nakışlı ahşap mihrabını Kasımpaşa'daki Yahya Kethüda Camii'nde bulunuyor.


Bu konuyla ilgili Hürriyet gazetesinde çıkan haberi arkitera sitesi web ortamına taşımış.

4.9.08

Yavuz Sultan Selim Camii





Fatih Çarşamba'dadir.(Fatih Sultan Mehmed istanbul'u fethinden sonra kentin Osmanlılaşması için Samsun Çarşamba ahalisini buraya yerleştirtmiştir. Bu nedenle semtin ismi Çarşamba olmuştur) İstanbul'un 7 tepesindeki 7 selatin (Sultan) camiden biridir. Haliç'e en yakın olan tepede inşa edilmiştir. İnşa tarihi 1522 olup, mimarı tartışmalıdır. Mimar Acem Ali'ye mi, Mimar Sinan'a mı ait olduğu (Tezkiretül Bünyan'da Sinan'ın eserleri listesinde caminin adı geçmez)açık değildir. Evliya Çelebi, Mimar Sinan'a aittir diye yazar.

Cami Yavuz Sultan Selim tarafından yaptırılmaya başlanmış oğlu Kanuni Sultan Süleyman tarafından tamamlanmıştır.

Külliyede caminin dışında, sıbyan mektebi, türbe ve imaret bulunuyor. (imaret yok oldu onun yerinde Kız Meslek Lisesi var)

Bu caminin bahçesinden İstanbul'un en güzel manzaralarından birini görebilirsiniz.
Bahsetmeden geçmeyelim caminin çarşambaya bakan tarafındaki büyük çukur Aspar Sarnıcı'dır. 5. Yüzyıl yapısı olduğu sanılmaktadır. Sarnıca ismini veren Bizans Hükümdarı Flavius Ardabarius Aspar'dır. Sarnıç Osmanlıdan günümüze halk arasında Çukurbostan olarak anılır.